Hayata dair havada ne varsa...

Ana Sayfa İletişim Sık Sorulan Sorular Son Depremler Meteogramlar Radar Görüntüleri Uydu Görüntüleri Döviz
 
  Genel Bilgiler
  Sinoptik Haritalar
  Denizcilere Özel Tahmin
  Çiftçilere Özel Tahmin
  Turizmcilere Özel Tahmin
  6 Aylık Uzun Vade Tahmin
  Yol Durumu Ve Kameralar
  Meteorolojik Afetler
  Haftalık Afet Raporu
  Fotograf - Video
  Faydalı Linkler
  

 
>> İl İl Hava !
Türkiyenin Enleri
Dünyanın Enleri
Bulutlar
Yağışla İlgili Bilgi Notları
Rüzgarın Soğutucu Etkisi
Kaç Derecede Ne Oluyor
Baharda Gelen Yorgunluğa Dikkat
Şehirleşmenin İstanbul' a Etkisi
 
Türkiye'de Kaydedilen En Düşük ve En Yüksek Değerler

En Yüksek Sıcaklık

48.8°C Mardin-Kocatepe 14 Agustos 1993

En Düşük Sıcaklık

-46.4°C Van-Çaldıran 9 Ocak 1990

En Yüksek Yıllık Ortalama Sıcaklık

21.3°C Hatay-Iskenderun 1962

En Düsük Yıllık Ortalama Sıcaklık

1.8°C Sarıkamış 1972

Yıllık En Yüksek Toplam Yağış

4045.3 mm Rize 1931

Yıllık En Düşük Toplam Yağış

114.5 mm Igdır 1970

Günlük En Yüksek Yağış

469.9 mm Kemer 11 Aralik 1971

En Yüksek Kar Kalınlıgı

525 cm Bitlis Şubat 1954

En Yüksek Basinç

1045.2 mb Zonguldak-Eregli 1 Ocak 1973

En Düsük Basınç

747.2 mb Van-Baskale 21 Subat 2001

En Yüksek Rüzgar Hızı

48.9 ms Tokat 1 Ocak 1978

Dünya'da Kaydedilen En Düşük ve En Yüksek Degerler

En Yüksek Sicaklik

57°C
El Azizia Libya
13 Eylül 1922

En Düsük Sicaklik

-89.2°C
Vostok-Antarktika
21 Temmuz 1983

En Yüksek Yillik Ortalama Sicaklik

34.4°C
Dallo-Etyopya

En Düsük Yillik Ortalama Sicaklik

-56.7°C
Plateau-Antarktika

Yillik En Yüksek Toplam Yagis

2646.7 cm
Cherrapunji-Hindistan
Agustos 1860

En Düsük Ortalama Yagis

0.08 cm
Arica-Sili
1970

Bulutlar 

Serbest atmosferde, buz kristalleri ve su damlaciklari gibi gözle görülür parçaciklarin bir araya gelmesiyle olusan bulut, hava parselinin atmosfer içerisinde yükselmesi ile içerisinde bulunan su buharinin yogunlasmasi sonucunda olusur. Sisin buharlasmasi seklinde olusumu da söz konusudur.

Yogunlasma çekirdekleri adi verilen toz ve duman parçaciklari sayesinde su buhari yogunlasabilir. Bulutun olusumunda her seyden önce, ister konvektif faaliyetle olsun, isterse bir dag yamacinin zorlamasiyla olsun veya isterse yerin isinmasiyla yere yakin yerlerdeki hava parselinin isinarak yükselmesi sonucunda olsun yükselme, soguma ve yogunlasma gerekli olan üç temel özelliktir.

Bulutlar yüksekliklerine göre üçe ayrilirlar:

Yüksek Bulutlar

Orta Bulutlar

Alçak Bulutlar

Cirrus

Altocumulus

Stratus

Cirrocumulus

Altostratus

Stratocumulus

Cirrostratus

Nimbostratus

Cumulus

 

 

Cumulonimbus

Bulutlar enlem derecelerine göre degisiklik gösterir.

BULUTLAR

Kutup Bölgelerinde

Orta Enlemlerinde

Tropik Bölgelerinde

Yüksek Bulutlar

3000- 8000 Metre

5000- 13 000 Metre

8000- 18 000 Metre

Orta Bulutlar

2000- 4000 Metre

2000- 7000 Metre

2000- 8000 Metre

Alçak Bulutlar

0 -2000 Metre

0 -2000 Metre

0 -2000 Metre

Yağışla İlgili Bilgi Notu

Yagis tahmini için meteoroloji mühendisleri, havada nem var mi ve bu nem bir sekilde yükselmeye zorlanip YOGUSMA olur mu diye bakarlar. (Dikkat! Su buharinin soguyarak sivi hale dönüsmesine YANLIS olarak yogunlasma diyenler var. ).

Havayi yükselerek içindeki su buharinin yogusarak yagisa geçiren dört mekanizma var:

  1. Atmosferik cepheler
  2. Daglar
  3. Siklonlar (Alçak basinç merkezi. Bu merkezde hava, saat ibresinin tersi yönde dönerek yükselir.) FAKAT: Antisiklonlarda (yüksek basinç merkezlerinde, hava saat ibresi yönünde dönerek çöktügü için ve çöken hava isindigi için yogusma ve bulut olusmaz, olan bulutlar da isinmayla dagildigi için) yagis olmaz.
  4. Konveskisyon (isinan havanin yükselmesi)

Adini II. Dünya savasindaki askeri cephelerden alan “atmosferik cephelerin” dört çesidi vardir.

1. Sicak cephe (sicak hava, önündeki ilik havanin yerini alir),

2. Soguk cephe (soguk hava, önündeki sicak havanin yerini alir),

3. Oklüzyon cephe (soguk ve sicak cephenin sirt sirta vermesi sonucu olusan bu cephede ise, soguk hava önündeki serin havanin yerini alir.

4. Duragan cephe (bu cephede adi üstünde ne sicak hava, ne de soguk hava bir digerinin yerini alir; her ikisi de oldugu yerde durur).

Bazen yagmur yagar ama ardindan hava sicakligi artar, çünkü bu tür yagmurlar sicak cepheyle iliskilidir.

Bazen yagmur yagar ama hava sicakligi pek degismez, çünkü bu tür yagmurlar orografik (daglarin yamaçlarindaki yükselme), siklonik (alçak basinç merkezindeki havanin yükselmesi) ya da kirk ikindi türü (kararsizlik ve konvektif yagis adini da verdigimiz) yagmurlardir.

Bazen kuvvetli lodosla çok isinan hava, yagisla birlikte birden bire 5–10 derece birden düsüyor, çünkü bu tür yagislar soguk cepheyle iliskilidir. Soguk cephenin önüyle arkasindaki sicaklik farki büyüktür.

Lodos kar topluyor ve Lodosun gözü yasli gibi halk arasindaki gözlemler dogrudur. Çünkü lodos (güney batidan esen rüzgârlar) genellikle soguk cephenin önünde görülür. Soguk cepheden kaynaklanan yagis yagmur veya kar seklinde olur.

Türkiye'nin bulundugu enlemlerde yazin dahi yagisin büyük bir kismi buluttan kar seklinde baslar. Buluttan kar seklinde ayrilan yagis yere inerken karsilastigi hava tabakasinin sicakligina göre sekil degistirir veya aynen kar olarak yere inerler.

Türkiye'de herkes bir seyler konusunda “tahmin”ler yapiyor ama teknik anlamda tahmin; bir parametre için “Kaynak, Yer, Zaman, Miktar ve Olasilik” belirtmek demektir.

Yagisin miktarini belirleyebilen çagdas ülkelerden yagis miktarina göre söyle siniflandirilip adlandirilir:

Rüzgarin Sogutucu Etkisiyle Hissedilen Sicaklik Tablosu

 

5°C

0°C

-5°C

-10°C

-15°C

-20°C

-25°C

-30°C

-35°C

-40°C

-45°C

5 km/h

4

-2

-7

-13

-19

-24

-30

-36

-41

-47

-53

10 km/h

3

-3

-9

-15

-21

-27

-33

-39

-45

-51

-57

15 km/h

2

-4

-11

-17

-23

-29

-35

-41

-48

-54

-60

20 km/h

1

-5

-12

-18

-24

-30

-37

-43

-49

-56

-62

25 km/h

1

-6

-12

-19

-25

-32

-38

-44

-51

-57

-64

30 km/h

0

-6

-13

-20

-26

-33

-39

-46

-52

-59

-65

35 km/h

0

-7

-14

-20

-27

-33

-40

-47

-53

-60

-66

40 km/h

-1

-7

-14

-21

-27

-34

-41

-48

-54

-61

-68

45 km/h

-1

-8

-15

-21

-28

-35

-42

-48

-55

-62

-69

50 km/h

-2

-8

-15

-22

-29

-35

-42

-49

-56

-63

-69

55 km/h

-2

-8

-15

-22

-29

-36

-43

-50

-57

-63

-70

60 km/h

-2

-9

-16

-23

-30

-36

-43

-50

-57

-64

-71

65 km/h

-2

-9

-16

-23

-30

-37

-44

-51

-58

-65

-72

70 km/h

-2

-9

-16

-23

-30

-37

-44

-51

-58

-65

-72

75 km/h

-3

-10

-17

-24

-31

-38

-45

-52

-59

-66

-73

80 km/h

-3

-10

-17

-24

-31

-38

-45

-52

-60

-67

-74

Kaç derecede ne oluyor?

• 0 DERECE
Su donuyor

• - 10 DERECE
Kulaginda küpe ya da yüzünün herhangi bir yerinde piercing olanlarin bu derecede metal küpelerini ve süslerini çikarmalari gerekiyor. Metal sogugu çok iyi ilettigi için bu tip takilar yüzde donmalara neden olabiliyor.

• - 20 DERECE
Hava bu sogukluga düstügünde sporda nordik disiplininde karsilasmalar profesyonel dallarda bile yasaklaniyor. Uzmanlar açik havada uzun süre spor yapilmamasini tavsiye ediyor. Bu hava sicakliginda dizel tipi otomobil kullananlarin da dikkatli olmalari gerekiyor, çünkü yakit akmamaya basliyor. Buna karsilik benzinde daha düsük derecelerde bile sorun olmadigi söyleniyor.

• - 22 DERECE
40 derece alkoller donmaya basliyor. Buna karsilik votkanin eksi 24,5 derecede bile akiskanligini korudugu iddia ediliyor.

• - 30 DERECE
Nefes almak zorlasmaya basliyor. Her nefes alindiginda burun delikleri donuyor, nefes geri verildiginde tekrar çözülüyor.

• - 38 DERECE
Bu sicakligin altinda Güney Sibirya'da okullarin çogu tatil ediliyor.

• - 38,8 DERECE
Civa ergiyor. 

• - 40 DERECE
Açik havaya çikanlar gözleriyle ilgili problem yasiyor. Sicak gözyasi, gözkapaklarinin birbirine yapismasina neden oluyor.

• - 55,1 DERECE
Dünya üzerinde ölçülen en düsük ortalama sicaklik. Antartika'da ölçüldü.

• - 77.8 DERECE
Insanlarin ikamet ettigi bir bölgede ölçülen en düsük sicaklik. 1938 yilinda Kuzey Sibirya'daki Oimyakon'da ölçüldü.

• - 89,2 DERECE
Dünya üzerinde ölçülebilen en düsük sicaklik. 21 Temmuz 1983'de Antartika'da ölçüldü.

• - 114.5 DERECE
Saf alkol donuyor.                                 

Baharla gelen yorgunluga dikkat

Genel bir bitkinlik, güçsüzlük ve enerjisizlik hali olan yorgunluk sorununu hepimiz bir sekilde yasariz. Isteksizlik, yalnizlik, uykusuzluk, asiri uyuma, sinirlilik, alinganlik, unutkanlik, uyusma-yanma-karincalanma yakinmalari yorgunlugun diger belirtileri olabilir.

Üç tip yorgunluktan bahsedebiliriz: Fiziksel yorgunluk, ruhsal ya da psikolojik yorgunluk ve motivasyonel yorgunluk. Fiziksel olan, asiri bedensel aktivite neticesinde olusan yorgunluktur. Ruhsal yorgunluk, konsantrasyon eksikliginden kaynaklanir. Motivasyonel yorgunlukta ise duygusal veya fiziksel aktivitelere katilma arzusunun eksikligi söz konusudur.

Neler yorgunluk yapar?

Hareketsizlik
Beslenme aliskanliklari
Guatr sorunu
Mikrobik
Horlama
Kullanilan ilaçlar
Kan basinci degisiklikleri
Psikolojik durumunuz
Organ yetmezlikleri
Kanser belirtisi
Kalp sorunu
Böbrek üstü bezlerinin çalismamasi
Kan sekeri düsmeler

Ani sicaklik degisimleri: Özellikle bahar yorgunlugu. Bahar aylarinda asiri soguk ya da sicak havadan daha serin ya da iliman havaya geçiste bazi bünyeler bu geçise adapte olamaz. Özellikle gribal fonksiyonlarin çogunlugu bu ayda gözlemlenir

Çevresel etkenler: Gürültülü ortamlar, gereginden soguk ya da sicak mekanlar, kötü kokular, yorgunluk sebebidir. Stresli is ortamlari, kirli hava, sürekli toz ve duman, özelliklede sigara dumanina maruz kalma, asiri veya az aydinlatilmis mekanlar yorgunlugu tetikleyen mekanlardir

Yorgunlugu körükleyen aliskanliklar:

•  Kafein

•  Yogun sigara kullanimi

•  Alkolizm

•  Kokain-esrar ve türlü madde bagimliligi

Böyle birincilik olmaz olsun: Emniyet istatistiklerine göre, 2001'de sehir içinde yasanan trafik kazalarinda ölen 1309 kisiden 339'u çocuk. Bu korkunç bilançoyla Türkiye kazalarda ölen çocuk siralamasinda, ABD, Japonya ve 15 Avrupa ülkesi arasinda birinci. Bu sayi 11 Avrupa ülkesinde trafik kazalarinda ölenlerin toplamina da esit! Kazalarin büyük bölümü okula gidis-dönüs ve anne-babalarin isten dönüs zamaninda oluyor.
Şehirleşmenin İstanbul'daki Yağışa Etkileri

Genelde çalisan kesim hafta sonunu iple çeker ve yagisli hafta sonlarini hiç sevmezler. Ancak ne hikmetse hafta sonlari hep yagislidir. Genelde Persembe ya da Cuma günü baslayan yagislar hafta sonuna sarkar. Örnegin Basinda BEYAZ AFET olarak bilinen 22 Ocak Persembe ve 12 Subat Persembe asiri kar yagislari bu söylediklerimi ispat eder niteliktedir. Bu yaygin inanisi gerek yurtiçi gerekse yurtdisinda yapilan bir çok çalisma asagidaki nedenlerden dolayi dogru oldugunu ortaya koymustur.

Sehirsel hava kompleksine sahip olan bölgelerin etkisini muhtemel kilan bir çok neden vardir.

Lutgens ve Tarbuck (1989)'a göre:

•  Sehirlerin olusturdugu isi adalari nedeniyle sehir üzerinde bulunan sicak hava, sehir üzerindeki atmosferin kararsizligini artirir.

•  Fosil yakitlarin evsel ve endüstriyel kullanimi sonucu sehir üzerindeki havada sayisi artan yogunlasma ve donma çekirdekleri bulutlarin mikro-fiziksel yapisini etkiler.

•  Pürüzlü sehir yüzeyleri, düsük seviyede hava sistemlerini yavaslatir ve sehir üzerinde daha fazla kalmalarina neden olur.

Sehirsel ve kirsal alan yagislarini içeren bir çok arastirma sehre düsen yagis miktarinin hemen yani basindaki kirsal alandan %10 daha fazla oldugunu göstermistir.

Ayrica üretim ve diger aktivitenin basladigi Pazartesi gününden itibaren atmosfere donma ve yogunlasma çekirdegi görevi görecek kirleticilerin salinmaya baslanmasi yagista Persembe ve Cuma günleri maksimuma neden olmaktadir. M. Kadioglu'nun 1994 yilinda DMI istasyonlarini baz alarak yaptigi çalismada Persembe günleri, diger günlere göre yagista %20 fazlalik göstermektedir. Paris için yapilan çalismada ise maksimum yagisin Cuma günü oldugu görülmüstür.

 
   
Satelite image by Meteo France Weather Movie composed with satelite images Evropa Vidljivost Evropa Toplotni index Evropa Vlaga Evropska Satelitska slika
Forecast image by Meteo France Weather Maps by The Weather Underground, Inc. Evropa Veter Evropa Hladen veter Evropa Rosišèe Evropa Jet Stream
   
yurttahava © 2007 Copyright