Hayata dair havada ne varsa...

Ana Sayfa İletişim Sık Sorulan Sorular Son Depremler Meteogramlar Radar Görüntüleri Uydu Görüntüleri Döviz
 
  Genel Bilgiler
  Sinoptik Haritalar
  Denizcilere Özel Tahmin
  Çiftçilere Özel Tahmin
  Turizmcilere Özel Tahmin
  6 Aylık Uzun Vade Tahmin
  Yol Durumu Ve Kameralar
  Meteorolojik Afetler
  Haftalık Afet Raporu
  Fotograf - Video
  Faydalı Linkler
  

 
>> İl İl Hava !

1-Meteorolojik Afetler ve Önlemler

 2-Sonuç ve Önlemler

Meteoroloji Karakterli Dogal Afetler Ve Meteorolojik Önlemler

             Dünyada süre gelen doga olaylari, insanlarin yasamini önemli ölçüde etkilediginden dogal afet olarak nitelendirilir. Diger bir deyisle, dogal afetler, toplumun sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel faaliyetlerini önemli ölçüde aksatan, can ve mal kayiplarina neden olan doga olaylari olarak da tanimlanabilir. Bu tanima göre, deprem, sel ve firtinalar, hortum, orman yanginlari, sicak hava dalgalari, hava kirliligi, kimyasal ve nükleer serpintiler, asit yagislari, çiglar, deniz ve göl su seviye yükselmeleri, yildirim, El Nino, kuraklik, dolu ve don olayi gibi doga olaylari birer dogal afettir
           Dünya Meteoroloji Örgütü'ne (WMO) göre sadece 1980'li yillarda dünyada 700.000 kisi meteorolojik afetlerde hayatini kaybetmistir. Meteorolojik afetlerin “Önceden Tahmin Edilerek Erken Uyarilarinin Yapilabilmesi”, deprem vb. diger dogal afetlerden onlari farkli kilan tek ve en önemli özelliktir. Bu özellikten yaralanarak, gelismis ülkelerin afet yönetim programlarinin bir parçasi olan meteorolojik tahmin ve erken uyari ile can kayiplarinda önemli azalmalar ve ekonomik zararlarda da önemli düsüsler saglanmistir.
           Dogal afetlerin büyük bir kismi hava sartlari ile çok yakindan iliskilidir. Örnegin, orman yanginlari, tarimsal zararlilar, tarimsal ve hidrolojik kuraklik, çöllesme, göl ve deniz su seviye yükselmeleri, çig ve seller vb. hava sartlari ile yakindan iliskisi olan dogal afetlerdir. Yagislar, siddetli yerel firtinalar, tropikal firtinalar, firtina kabarmasi, siddetli kis sartlari, kiragi, don vb. ise hava sartlari tarafindan direk olarak olusturulan afetlerdir. Meteorolojik sartlar ile dogrudan ve dolayli olarak iliskili olan dogal afetlerin tümü, meteorolojik afetler veya meteoroloji karakterli dogal afet olarak adlandirilir.
          Türkiye'de meteoroloji karakterli dogal afetlere karsi gelismis ülkelerde oldugu gibi, erken uyari, planlama ve egitim ile mücadele edilemeyisinden dolayi sosyo-ekonomik sosyo-kültürel faaliyetler, kötü hava sartlarinda büyük ölçüde aksamakta, önemli can ve mal kayiplarimiz olmaktadir. Örnegin, 18-20 Haziran 1990'da Trabzon'da; 16-17 Mayis 1991'de Dogu Anadolu Bölgesi'nde; 25-26 Agustos 1982'de Ankara ve çevresinde; 1994'de Marmaris'te; 13 Temmuz 1995 Senirkent'te; 3-4 Kasim 1995 Izmir'de; 19-22 Mayis 1998'de Bati Karadeniz ve 14-15 Agustos 1998'de Trabzon Sürmene-Köprübasi-Besköy'de; 27 Temmuz 2002'de Rize'de (31 ölü ve trilyonlarca liralik hasar) görülen sellerde, yanlis yerlesim ve alt yapi eksiklikleri ile birlikte, ülkemizde modern anlamda sel ve firtina uyarisi yapilamadigi için çok fazla can ve mal kayiplarimiz olmustur. Gelismis ülkelerdeki firtina öncesi halka yapilan modern firtina uyarilari ve bilimsel hazirliklar ülkemizde de yapilabilse can ve mal kayiplari kesinlikle çok daha az olacaktir.
           Ülkemizde sel ve taskinlarin ekonomik kaybi yilda ortalama 100 milyon Amerikan dolaridir. Yilda ortalama olarak (son on yilin ortalamasi) 1.878 adet orman yangini olusmakta ve ortalama 12.890 Ha . Orman alani yanmaktadir. 1983 yilinda, Akdeniz Bölgesi'nde 580.000 ton narenciye don olayindan zarar görmüstür. Ekili alanlarimizin % 95'ine iki yilda bir dolu yagmaktadir. Bu alanlarin % 47'si dogrudan hasar görmektedir.
            Istanbul gibi orman alani çok az olan bir metropolde orman yanginlari ve orman alanlarinin yok olmasi çok önemlidir. Orman alanlarinin yok olmasi sera etkisini tetiklemekte ve meteorolojik karakterli bir çok afetin olusmasina zemin hazirlamaktadir.
           Genellikle trafik sikisikligi ve kazalarin çogu, yagisli havalarda görülmektedir. Ingiltere'de yaralanma ile sonuçlanmis kazalarin % 20'si yagisli günlerde olmaktadir. Avustralya ve ABD'de ise yagissiz günler ile karsilastirildiginda yagisli günlerde kazalarin % 30 daha fazla oldugu görülmektedir. Istanbul için bu konuda yapilmis çalisma olmamasina ragmen bu oranin daha da fazla oldugunu tahmin ediyoruz.
          Meteorolojik karakterli dogal afetleri diger dogal afetlerden ayiran en önemli özellik, bunlarin yapilacak izleme veya erken uyarilarla zararlarinin en aza indirilebilmesidir.
           Türkiye'de meteorolojik karakterli dogal afetlere karsi gelismis ülkelerde oldugu gibi tahmin, erken uyari, planlama ve egitim ile mücadele edilemeyisinden dolayi büyük kentlerimizde, normal hava sartlarinda dahi güçlükle yürütülen sosyo-ekonomik faaliyetler, kötü hava sartlarinda büyük ölçüde aksamaktadir. Önceden halkin gerçek anlamda uyarilamamasi ve yetkililerin bilgilendirilememesinden dolayi da, az bir kayipla normale dönüsler mümkün olamamaktadir. Sonuç olarak, Türkiye'de meteoroloji karakterli dogal afetler, gelismis ülkelere nazaran çok fazla insan ve ekonomik kayiplara neden olmak ile birlikte geçerli çözümler de gelistirilememektedir.
         
Son yillarda meteorolojik afetler ve alinmasi gerekli önlemler konusunda dünyada büyük bir çalisma vardir. 31 adet dogal afetin dünyadaki siralamasi ekli 1 nolu tablodadir.  

Ayrica İstanbul için belirledigimiz meteorolojik afetlerin önem sirasi asagidadir.

  1. Deprem
  2. Kötü hava kosullari sonucu, ulasim aksakliklari
  3. Kar ve kar firtinasi
  4. Buzlanma ve don
  5. Saganak yagis ve dolu yagisi
  6. Firtinalar ve kuvvetli rüzgar
  7. Sel, ani sel ve taskinlar
  8. Sis ve düsük görüs mesafesi
  9. Orman yanginlari
  10. Hava kirliligi
  11. Kuraklik
  12. Yildirim düsmesi
  13. Sicak hava dalgasi
  14. Küresel isinma ve iklim degisikligi
  15. Asit yagislari
  16. Asiri yagis sonucu toprak kaymasi
  17. Olasi deprem sonucu tsunami
  18. Açik hava türbülansi

•  METEOROLOJIK AFETLER VE ÖNLEMLER

             Dünyada ekili olan 31 çesit dogal afetlerin çesitli özellik ve önem siralari Tablo 1'de gösterilmistir. Bu tabloda Bryant (1993). 31 adet dogal afeti, afetlerin siddetini, olusum sürelerini ve etkilerini esas alarak yaptigi degerlendirmeler ile önem sirasina göre dizmistir.
             Böylece, dünya genelinde konu ele alininca, dogal afetlerin büyük bir kismini meteorolojik afetlerin olusturdugu görülür. Yine bu tabloya göre dünyadaki dogal afetlerin en önemli üçünü de meteorolojik afetlerin olusturdugu görülmektedir. Dogal afetlerin çesitleri ve önem siralari ülkeden ülkeye de degismektedir. Örnegin, Güney Avrupa ve Akdeniz ülkelerinde dogal afetlerin önem sirasi Tablo 2'de oldugu gibidir.
            Ülkemizde en sik görülen meteorolojik karakterli dogal afetler ise dolu, sel, taskin, don, orman yanginlari, kuraklik, siddetli yagis, siddetli rüzgar, yildirim, çig, kar ve firtinalardir. Dogal afetlerde sayilar dikkate alindiginda % 65 ile firtinalar ve sellerin baskin oldugu görülür. Tarim Sigortalari Vakfina göre son 10 yilda ülkemizde (17 Agustos 1999 depremi hariç)meydana gelen 390.000 civarindaki ölümün % 58'ine seller neden olmustur. Dogal afetlerin neden oldugu ekonomik kayiplarda depremler, firtinalar ve sellerin payi % 30 civarindadir.
            Tablo 1. Dünyadaki dogal afetlerin karakteristik özellikleri ve çesitli etkilerinin puanlanmasina göre önem siralari (Bryant, 1993). Buradaki puanlamada ve önem sirasinda ölçek 1'den (en büyük ve önemliden) 5'e ( en küçük ve önemsize) kadar degismektedir.

Karakter ve Etkilerinin Degerlendirilmesi

Önem   
Sırası   

  Afet            Afetin 
Şiddeti  
Etkili  Olduğu  
Süre  
Etkilediği     
Toplam
Alan  
Toplam
Can
Kayıp    
Toplam 
Ekonomik 
Kayıp     
Sosyal    Etkisi      Etkisinin Kalıcılığı

Kuraklik 1 1 1 1 1 1 1

Tropikal Siklon       1 2 2 2 2 2 1

3   

Bölgesel sel ve taskinlar 2 2 2 1 1 1 2

4           

Deprem    1 5 1 2 1 1 2

5  

Volkan   4    4   2   2    1

Orta enlem firtinalari         1             3        2 2 2 2 2

7

Tsunami 2        1 2 2 2 3
8 Orman ve çali yanginlari  3 3 3 3 3 3 3
9 Toprak sismesi   5          1      1     5 4 5 3
10 Deniz seviye degisimleri 5 1 1 5 3 5 1
11 Icebergs      4    1 1 4 4 5 5
12  Toz firtinalari 3 3 2 5 4 5 4
13  Heyelan  4 2 2 4 4 4 5
14 Kiyi erozyonlari  5 2 2 5 4 4 5
15 Çig 2 5 5 3 4 3 5
16 Creep & solifluction  5 1 2 5 4 5 4
17 Tornado 2 5 3 4 4 4 5
18 Kar firtinasi 4 3 3 5 4 4 5
19 Kiyi buzlari   5 4 1 5 4 5 4
20 Ani seller   3 5 4 4 4 4 5
21 Saganak yagislar 4 5 2 4 4 5 5
22 Yildirim çarpmasi 4 5 2 4 4 5 5
23 Kar tipisi  4 3 4 4 4 5 5
24 Okyanus dalgalari  4 4 2 4 5 5 5
25 Dolu firtinasi 4 5 4 5 3 5 5
26 Donan yagmur    4 4 5 5 4 4 5
27 Kuvvetli rüzgarlar   5 4 3 5 5 5 5
28 Toprak çökmesi 4 3 5 5 4 4 5
29 Çamur ve dag döküntüsü akisi 4 4 5 4 4 5 5
30 Air-supported flows 4 5 5 4 5 5 5
31 Kaya düsmesi    5 5 5 5 5 5 5
 
Tablo 2. Akdeniz ülkelerinde dogal afetlerin önem sorasi ( DeParatesi, 1989)
Hizli Gelisen          Yavas Gelisen
1.Deprem   1.Ormansizlasma
2.Seller ve Taskinlar   2.Kuraklik
3.Orman Yanginlari   3.Heyelan
4.Dolu Firtinalari  
5.Çiglar  
6.Donlar  

22.01.2004 Persembe günü Istanbul'da siddetli kar tipisiyle birlikte saatte 114 km . hiza ulasan firtina Bogaziçi köprüsünün halatlarindan birinin kopmasina neden olmustur. O gün meydana gelen firtina kar yagisini tipiye çevirmis ve insanlarin 16-20 saat yollarda mahsur kalmasina sebep olmustur. Yeri ve zamani gelmisken sehir içinde firtinada modern ülkelerde izlenen yol asagida bilginize sunulmustur. Bu bilginin o gün halkla paylasilmamasi, yüksek kasali araçlarin sehir içine sokulmasi, köprü ve yollarin trafige kapatilmasi karla mücadelede Belediyemizi elestirilir hale getirmistir.

Asma Köprülerde Rüzgar:
           
Asma köprüler gibi yüksek yerlerde ve bogaz gibi bir topografyada kanalize olmus rüzgarlar yer seviyesinden çok daha kuvvetli esebilmekte ve araçlar üzerinde olumsuz bir sekilde etkili olabilmektedir. Bunun için gelismis ülkelerdeki asma köprülerde trafik akisi rüzgar siddetine göre düzenlenir .

Örnegin; Bogaziçi Köprüsü nün kardesi sayilan Ingiltere'deki Severn Köprüsünün isletilmesinde su kriterlere dikkat edilmektedir:

Rüzgar hizi:                    Alinan Önlem:
15    m/s  (54 km/s)     Rüzgarin estigi yöne göre, köprüde hiz kisitlamasina gidilir
17.5 m/s  (63 km/s)     Trafik akisi her yönde tek serit olarak düzenlenir
20    m/s  (72 km/s)     Köprü yüksek araç trafigine kapatilir
25    m/s  (90 km/s)    Köprüdeki rüzgar hizi 27.5 m/s'yi asma ihtimali varsa köprü trafige kapatilir.
35    m/s   ( 125 km üzeri)      Rüzgarin veya rüzgar hamlesinin bu degeri gözlendigi an köprü aninda ve tümüyle trafige kapatilir.

Severn Köprüsünün bu isletme kriteleri için Kaynak:
Musk, L.F., 1991: 'Climate as a factor in the planning and design of new roads and motorways, ' in Highway Meteorology , ed. A.H. Perry and L.J. Symons, London: E&FN Spon, pp. 1-25.      Başa Dön
ONUÇ VE ÖNERILER

            Türkiye'de dogal afetlere karsi gelismis ülkelerde oldugu gibi tahmin, erken uyari, planlama ve egitim ile mücadele edilemeyisinden dolayi büyük kentlerimizde, normal hava sartlarinda dahi güçlükle yürütülen sosyo-ekonomik ve sosyo- kültürel faaliyetler, kötü hava sartlarinda büyük ölçüde aksamaktadir. Önceden halkin gerçek anlamda uyarilmamasi ve yetkililerin bilgilendirilememesinden dolayi da, az bir kayipla normale dönüsler mümkün olmamaktadir. Sonuç olarak, Türkiye'de meteoroloji karakterli dogal afetler birer felakete dönüserek gelismis ülkelere nazaran çok daha fazla insan ve ekonomik kayiplara neden olmak ile birlikte geçerli çözümler de gelistirilememektedir.
           Ülkemizde, eskiden yagan yagmur ve erimis kar akimlari su toplama alanlarina herhangi bir müdahale olmaksizin serbestçe akip gidebiliyordu. Günümüzde ise, çogalan nüfusun, çarpik sehirlesmenin ve kirsal kesimdeki bilinçsiz yerlesimin sonucu olarak asiri yagis, çig, heyelan vb. doga olaylarinin etkisini daha fazla hissetmekteyiz. Diger bir deyisle, ülkemizde meteorolojik karakterli dogal afetlerdeki can ve mal kayiplarimiz giderek hizla artmaktadir.
           17 Agustos 1999 Marmara Depreminin tecrübesi isiginda tüm dogal afetlerin ele alinmasi, ülkemizde de meteoroloji biliminin öne çikmasi, meteorolojik hizmetlerin gelistirilmesi ve meteorolojik afetlerde zararlarin en aza indirgenebilmesi için genel tespit ve önerilerimizin bazilari da söyledir:

•  Her türlü afetin neden oldugu zarar o anki maddi ve can kayiplari ile sinirlandirilamaz. Bu olaylarin en önemli maliyeti ileriye yönelik maliyetlerdir. Bu anlamda doga olaylarinin afete, felakete dönüsmesini önlemek ve siddetini azaltmak için gerekli tedbirler bir an önce alinmalidir.
•  Ülkemizde, önceki depremler gibi, son yillarda olusan sellerden de hiç ders alinmamistir. Son deprem afetinin yaralarinin sarilmasi beklenmeden, Türkiye'de dogal afetler ile mücadele için, deprem ile beraber tüm dogal afetler bir bütün halinde ele alinmalidir. Ülkelerin gelismislik düzeyi, her felaketten alinan ders, onlari mümkün oldugunca önlemeye, can ve mal kayiplarini en aza indirgemeye yönelik önceden yapilan hazirliklar ve çalismalar ile dogru orantilidir.
•  Ülkemizde, su ana kadar meteoroloji bilimi ve meteoroloji mühendisligi gerçek anlamda taninip degerlendirilemediginden, Türkiye, simdiye kadar meteoroloji karakterli dogal afetler ile gelismis meteoroloji bilimini ve teknolojilerini kullanarak (erken uyari ile ) mücadele edememis ve planlamalarda modern meteoroloji biliminden gerektigi sekilde yararlanamamistir. Türkiye'de, meteoroloji karakterli dogal afetlerde, gelismis ülkelere nazaran çok daha fazla insan ve ekonomik kayiplara neden olmaktadir. Bir depremin veya selin neden oldugu sadece ekonomik kayiplar, yeterli sayida uzman mühendisin istihdamindan, bilimsel çalismalarin yapilmasindan ve gerekli tedbirlerin alinmasinda yapilacak ekonomik giderlerle karsilastirilamayacak kadar fazladir.
•  Deprem ve volkan patlamalari disindaki tüm dogal afetler meteoroloji bilimi ile dogrudan veya yakindan iliskilidir. Bu nedenle meteoroloji mühendislerinden ve biliminde uzman seviyesinde yararlanilmamasi gerçegi anlasilir gibi degildir.
•  Meteorolojik afetler konusunda, Devlet Meteoroloji Isleri (DMI) Genel Müdürlügümüz henüz gelismis ülkelerdeki emsalleri gibi meteorolojik afet gözlem ve uyarilarini yapacak sekilde organize olmamis, açik bir sekilde görevlendirilmemis, gerekli kadro ve teknoloji ile de donatilmamistir. Normal hava tahminini dahi büyük ölçüde yurtdisindan satin alan ülkemiz, dogal olarak meteorolojik afetlerde de yetersiz kalmaktadir. Bunun ortadan kalkmasi için; gelismis ülkelerdekine benzer bir sekilde DMI, öncelikle su üç temel konu üzerinde yeterli hizmeti verebilmelidir: 1. Meteorolojik gözlemler yapmak, 2. Halk için genel hava öngörüleri, özel meteorolojik afet tahminleri ve ihbarlari yapmak, 3. Veri bankasi olusturmak ve iklim etütleri yapmak.
•  Türkiye'de veri toplama ve veri tabanlari olusturulmasina öncelik verilmelidir. Türkiye'nin hidro-meteorolojik gözlem agi yeniden elden geçirilmeli, modern teçhizat ile donatilmali ve kapali meteoroloji istasyonlari da çalisir hale getirilmelidir. DMI, DSI ve EIE gibi kamu kurumlarinin topladigi hidro-meteorolojik veriler tüm bilimcilere ticari amaç disinda kullanilmak üzere açik tutmali ve hatta bu veriler ile bilimsel arastirmalarin yapilmasi için ülkemiz bilimcilerin desteklenmesi ve tesvik edilmesi gerekir.
•  Ülkemizde sehir vb. yerlesim yerlerinin seçiminde, yerlesim kararlarinin alinmasinda ve sehir planlamasinda meteorolojik sartlar da yeterince göz önüne alinmamaktadir. Bir çok vatandasimiz imara açilan sel ve çig yataklarina yerlesmis ve uykusunda hiçbir uyari vb. olmadan hayatini kaybetmis ve kaybetmektedir. Bir çok sehrimizde, hava kirliligi problemi ile bogusmaktadir. Artik ülkemizde, sehir planlamalari, sanayi ve yerlesim bölgelerinin seçimi vb. problemlerin disiplinler arasi çalismalari gerektirdigi bilincine varilmali ve gerekli meteorolojik etütler de zorunlu tutulmalidir.
•  Avrupa ve ABD'de oldugu gibi, yerel hava durumu, firtina ve deprem uyarilari halka sürekli olarak ulastirilmalidir. Kapali olsa bile afet uyarilari otomatik olarak açilip yayin yaparak duyuran özel el radyolarinin ülkemizde de kullanima girmesi gerekir. Olagan disi hava sartlarinda özel ve resmi yerel TV ve radyolarin da bir merkeze bagli olarak “Afet Aninda Zorunlu Yayin” yapmalari saglanmalidir. Ayrica, kablolu TV'de “Afet Aninda Zorunlu Yayin” için de bir kanal bos birakilmalidir.
•  Artik her dogal afetten sonra devlet “yaralar sarilacaktir” söylemiyle ortaya çikmamali. Doga olaylarinin afete/felakete neden olmamasi için gerekli idari ve teknik tedbirler alinmalidir. Ekstrem doga olaylarinda olusabilecek zararlarin sigorta sirketleri tarafindan karsilanmasi için gerekli altyapi olusturulmalidir. Türkiye'de, öncelikle sigorta mevzuatinda da tüketicinin korunmasina dikkat edilerek, çiftçi veya ev ve isyeri sahiplerinin de sel, dolu, çig, firtina, kuraklik, don vb. meteorolojik afetlere karsi sigorta yaptirmaya özendirilmelidir. Ayni zamanda, ülkemizde meteorolojik karakterli dogal afet risklerinin arastirilarak dogru belirlenmesi için de sigorta sirketlerinde kalifiye eleman çalistirmasi saglanmalidir.
•  Dogal afetler ile mücadelede, ilk adim egitim ve ögretimdir. Afetlerin zararlarini azaltabilmek ve onlardan korunabilmek için toplumdaki bilgi birikimini arttirmak ve afetlere karsi da hazirlikli yasamak gerekir. Bunun için afetler öncesinde, sirasinda ve sonrasinda zarar görmemenin ve hayatta kalmanin altin kurallari ders kitaplari, brosürler, afisler ve el kitaplari ile halka sürekli olarak iletilerek bir egitim seferberligi baslatilmalidir.
•  Hazirlanmakta olan ÇED raporlarinda Meteorolojik bölümler yetersizdir. Meteoroloji bilimine dayali kismin yetersiz olmasi öncelikle atmosfer kaynakli olaylarda sorunlar yaratmakta ve yaratacaktir. ÇED raporlari bir çok meslek disiplinini ilgilendirmektedir. Ancak, bu raporlarin meteoroloji bölümlerinin Meteoroloji Mühendislerince hazirlanmasi zorunlu hale getirilmelidir.
•  Trafigi etkileyen ve trafik kazalarina neden olan yagis, buzlanma, düsük görüs, kuvvetli rüzgarlar gibi meteorolojik sartlar ile meteorolojik yöntemler ile mücadele edilmelidir. Siddetli yagis ve firtina gibi agir hava sartlarinda, büyük kent sakinlerinin düzen içerisinde can ve mal kayiplarini en aza indirgeyerek hayatlarini devam ettirebilmesi için, trafik görevlilerinin, polis, güvenlik ve zabita güçlerinin, itfaiye vb. birimlerin koordineli çalisabilmesi ve problemlere zamaninda müdahale edebilmesi gerekir. Bu ise ilgili birimlerin yollara ait hava sartlari konusunda zamaninda ve dogru bir sekilde bilgilendirilmesine baglidir. Bu bilgilendirmenin saglanabilmesi, ancak yerel idarelerin meteorolojik radar gibi erken uyari sistemleri kullanmalariyla ve meteoroloji mühendisi istihdami ile mümkündür. Bu nedenle, en azindan ülkemizin büyük illerinde yollarin idaresinde gerekli meteorolojik bilgi ve teknolojinin kullanimina bir an önce gidilmelidir.

 
   
Satelite image by Meteo France Weather Movie composed with satelite images Evropa Vidljivost Evropa Toplotni index Evropa Vlaga Evropska Satelitska slika
Forecast image by Meteo France Weather Maps by The Weather Underground, Inc. Evropa Veter Evropa Hladen veter Evropa Rosišèe Evropa Jet Stream
   
yurttahava © 2007 Copyright